Anasayfa
Menü
Yenile

Gümüş

Fiziki özellikler: İşlenebilir parlak beyaz bir metaldir. 2,5 mikron (1 mikron metrenin milyonda biridir) kalınlığında levhalar üretilebilmekte, arasından yeşil-mavi bir ışık geçmektedir. Mohs Ölçeğine göre sertliği 2,5 ila 3 arasında olup, saf altından biraz daha serttir. Altından sonra en iyi işlenebilir metal olup, genellikle alaşımları kullanılır.

Diğer değerli metallerde olduğu gibi ayarı binlik sistemde ifade edilir. Geçen yüzyıla kadar (s.11) 12'lik sistem kullanılıyordu. Alaşım halinde belli bir sesi olmaktadır. En iyi elektrik ve ısı iletkenidir. Tüm metaller arasında ışığı en iyi yansıtanıdır. Bu ışık, görünen ışık ve enfraruj ışığıdır. Aynaların imalinde kullanılır, Beyaz görünmesinin nedeni, ışık spektrumunda bulunan tüm ışınları homojen şekilde yansıtmasıdır. Ultraviyole ışınlarda gümüşün davranışı kötüleşmekte, yerine radyum gibi diğer metaller kullanılmaktadır. Gümüşün bozulması engellenemediğinde, yerine daha az yansıtıcı, ancak dengeli metaller kullanılır (aliminyum, krom, radyum gibi).
Gümüş buharı mavimsi olup kaynama sıcaklığında ortaya çıkar.

Doğadaki hali: Gümüş genelde Şili, Norveç, Türkiye'de ve özellikle Kanada'da metal halde bulunmaktadır. Mineralleri bakır, kükürt, klor ve aliminyumla karışmış halde mevcuttur. İtalya'da Sardunya Adası'nda %0,01 ila %0,05 arasında, nadiren %1'de bulunur. Çinko, kükürt ve demir madenlerinde de bulunmaktadır.

Kimyasal özellikleri: Saf gümüş, hava ve suda soğuk ve sıcak halde bozulmaz. Binde bin oranında iken ısıtıldığında ve soğutulduğunda bozulma göstermez. Gümüşçülerin saflık kontrolü bu özelliğe dayanmaktadır. Kırmızılaşıncaya kadar ısıtılarak havada soğumaya bırakılır. Dış yüzeyi gri veya siyah renge dönüşürse, gümüş saf değildir. Eğer metal aynı kalmış ise saftır ya da çok az oranda yabancı madde veya palladyum, platin v.b. gibi asil metaller içermektedir. Bu son şeklinde gümüş daha değerli olabilmektedir. Soda ve sudkostiğe (erimiş halde olanlarına bile) dirençli olup, kimyasal ürün tesislerinde sıkça gümüş kazanlar kullanılmaktadır. Gümüşü en kolay eriten asit nitrik asit (kezzap) olup, gümüş nitrat ortaya çıkarmakta, asidin bir kısmı kırmızı-kahverengi, zehirli ve tahriş edici dumanlar çıkarmaktadır. Nitrik asit altını eritemediğinden bu asit iki metali ayrıştırmakta kullanılır. Bu ayrıştırma, metaller alaşım halinde olduğunda da kullanılabilmektedir (bkz., altının rafine edilmesi).

Fosforik asite iyi bir direnç göstermekte olup, ıslak halde iken klor, brom, iyot ve türevleri olan asitler tarafından (klorik, Bromik ve iyodik) aşındırmaktadır, ancak erimemektedir. Soğuk ve %80 derişikliği geçmeyen sülfürik asitlere dayanmaktadır. Bu nedenle ağartma banyosunun derişikliğine önem vermek gerekir. Derişik sıcak sülfürik asitte kolayca erirken, sıcak sulandırılmış asitten pek etkilenmemektedir.

Suda eriyebilen siyanürler hava ve oksijenli sulu ortamlarda gümüşü kolayca eritebilmektedir. Soğuk halde iken ozon ile oksitlenmekte, çok dayanıklı bir metal olan siyah gümüşü ortaya çıkarmaktadır. Gümüş, kükürt içeren maddeler tarafından kolayca çözülmekte, siyah kükürt meydana gelmektedir. Bu kaplama alttaki metali koruyamamaktadır. Gümüşü kolayca çözebilen gazlı maddelerden bir tanesi sülfürik asittir (diğer adı ile hidrojen sülfür). Artezyen kuyuları, maden suları ve kükürt içerip de bozulmaya yüz tutan nesnelerde bu maddeden kaynaklanan bir çürümüş yumurta kokusu bulunmaktadır. Günümüzde kükürt kaynakları artmıştır; birçok yakıt kükürt, karbon, mazot ve diğer petrol yan ürünlerini içermektedir. Metan gazında kükürt bulunmamakta, kok kömürü, kerosen gibi yakıtlarda az miktarda rastlanmaktadır.
Bu bozulma ciddi sorunlar doğurduğundan, buna çareler aranmaktadır. Belli bir dayanıma ulaşabilmek için %50 palladyum ve %70 altın katkısı gerekmektedir. 500'lük alaşımlarda, renk hala beyaz olmakta ancak hava ile temasta bulanık hale gelmektedir.

Endüstrinin gelişmesiyle havaya yüksek oranlarda sülfürik ürünler karışmakta, bu da gümüşün davranışlarını etkilemektedir. Büyük bir şehirde her gün metrekarede 7 miligram gümüş, sülfüre dönüşmekte, bu nedenle gümüş parlaklığını kaybetmektedir. Gümüş bozuldukça elektrik akımına gösterdiği direnç artmakta, büyük zararlar meydana getirmektedir.
Gümüşün korunması için aşağıda değişik öneriler getirilmiştir:
-Hava geçirmeyen plastik poşetlerin kullanılması.
-ince bir katman parlak nikelajın üzerine galvanizli radyum.
-Saydam boya tabakaları (eğer korunmayan bir taraf oksitlenmeye uğrarsa nesne çirkin bir hal alabilmektedir).
-Gözle görünmeyen kaplamalar sağlayan kimyasal eriyik banyoları.
-Berilyum ile yapılan galvanizleme.
-Sabitleştirme banyosunda galvanizleme

Altın kaplama bazı durumlarda görünümü pekiştirebilmektedir. Ancak eğer gözenekli veya yetersiz ise gümüşü koruyamaz. Gümüş erimiş halde iken hacminin yirmi katına kadar oksijen emebilmekte, soğuduğunda onu süratle açığa çıkarmaktadır. Bu arada gümüş parçacıkları da eksilebilmektedir. Soğumuş metalin üzerinde görünen ve "gümüşün çiçek açması" denilen çıkıntıların nedeni budur. Bakır gibi oksitlenebilir metallerin sıcak ve soğuk durumda korunması için gümüşün kullanılamamasının nedeni de budur.

Ticari Gümüş
UNİ standartlarında üç kalite gümüş vardır (külçe veya granül halde); bunlar AG98, AG93 ve AG70 olup, sırasıyla %99,98, %99,93 ve %99,70'dir. Gümüşün saflığını belirtmek üzere kimyager ayarı kullanılır. Kuyumcu için su gümüşü piyasada bulunan en saf gümüştür.
Genelde su gümüşü granül halde piyasaya sürülür. Aşağı yukarı küresel haldeki gümüş tanelerinden oluşmaktadır ve erimiş gümüşün suya akıtılması ile elde edilir. Şekle etki eden ana unsur düşme yüksekliğidir; eğer yükseklik" - . az ise kenarları girintilidir, fazla ise ovaldir. Rengi, şekli ve yüzeyin durumu metalin saflık derecesi hakkında bilgi verebilir. Bu nedenle granül halde iken saflık kontrolü gereksizdir. Ancak bu da gümüş kaplı bakır ile taklit edilebildiğinden özgül ağırlığının kontrolü uygun olacaktır. Bu değer Ag için 10,5 iken, Cu için 9'dur. En sağlıklı yol ise, tüm partinin eritilip bir kısmının analiz edilmesidir.

Binde 5'lik yabancı madde varlığı rengi etkilemekte, renk parlak metalik beyazdan mat griye dönmektedir. Binde 3'lük yabancı madde varlığı ise rengi etkilememekte, sadece granüllerin geometrik şeklini değiştirmektedir. Eğer eriyiğin sıcaklığı fazla ise, granüllerin üzerinde parlak olmayan beyaz kısımlar görülmekte ve granüller küresel şekillerini yitirmektedir. Eriyik sıcaklığı ne kadar yüksek ise bu bozulma o denli belirgin olacaktır.

'60'lı yılların başlarından itibaren Amerikan endüstrisi 4 dokuzlu saflığı olan önemli miktarlarda gümüş üretmeye başlamıştır. Bu madde özel teknolojik amaçlarla kullanılmaktadır. Bilimsel araştırmalarda 6 dokuzlu gümüş dahi kullanılabilmekte, yabancı madde oranı milyonda bir olmaktadır. Sonuç olarak tabii ki fiyatı da yüksek olmaktadır. Granüller elekler kullanılmak suretiyle boylarına göre ayrılır.

Gümüşün, gümüş klorür ihtiva etmesi halinde, yüzeyde mat beyaz renkte noktalar gözlenir.
Kuyumculukta gümüş, gümüşçülükteki önemine sahip olmayıp yine de yeşil, sarı, pembe ve diğer altın alaşımları için vazgeçilmez bir alaşımdır.
Kuyumcuyu ilgilendiren gümüş bileşikleri siyanür, klorür ve nitrattır.






Diğer içeriklere ulaşmak için tıklayınız.

Altın Fiyatları

  •  
     
    Alış
    Satış
  • ALTIN / TL
    987,66
    999,20
  • ONS
    1.826,89
    1.827,67
  • ALTIN KG / USD
    58.710
    58.790

Döviz Fiyatları

  •  
     
    Alış
    Satış
  • USD / TL
    16,7677
    16,9060
  • EUR / TL
    17,5788
    17,8563

Bitcoin Fiyatları

  •  
     
    Satış
  • BTC / USD
    $ 21.168
  • BTC / TL
    ₺ 357.866
  • BTC / EUR
    € 20.049